Mindfulness şimdiki anda olup bitenlerin farkında olma ve deneyimlenen her neyse bunu açık bir zihin ve kalple karşılama becerisi olarak tanımlanabilir. Günümüzde birçok bilimsel çalışmayla faydaları ortaya konan farkındalık becerisi sadece yetişkinler için değil çocuklar için de fayda sağlar. ‘Mindfulness çocukların hayatına neler katar?’ birlikte inceleyelim.

Mindfulness pratikleri sadece 5 duyumuzla algıladıklarımızı fark etme deneyimi değildir. Bunun yanında zihnimizde neler olduğunu, duygularımızı da gözlemlemeyi içerir. Dikkat farkındalığın en önemli bileşenlerinden biridir. Dikkatimizi istendik bir şekilde bedenimizin tümüne veya bir bölümüne odaklayıp, orada bizi nelerin karşıladığını izleyebiliriz. Ancak zihin başlangıçta buna pek alışık olmadığından tekrar ve tekrar bizi hayallere, anılara, yapılacak işlere ya da düşüncelerin karmaşık dünyasında uçsuz bucaksız yollara götürecektir. Böyle zamanlarda onu yeniden bedenimize odaklanmaya davet edebiliriz. Bu beceri odaklanma ve dikkati sürdürme konularında bizlere doğrudan bir tecrübe kazandırır. Çocuklar için neye odaklanacağını seçmeyi öğrenmek, dikkat dağıldığında fark etmek, istemli bir şekilde onu yeniden dikkat nesnesine yönlendirmek öğrenme sürecinin de desteklenmesi demektir. Bu bilişsel beceri çocukların çok yönlü gelişimi için temel bir kaynak yaratır. MIT’de yapılan bir çalışma mindfulness egzersizleri yoluyla öğrencilerin notlarında bir artıştan bile söz etmişti. Bunun yanında daha az stres deneyimlendiği de çıkan sonuçlar arasındaydı.

Duygularımız hayatı anlamlandırmamızı sağlar. Davranışlarımızı biçimlendirir. Duygularını tanıyan, bu duyguların kendisinde nasıl ortaya çıktığını, bedeninde nasıl değişikliklere yol açtığını ve beraberinde hangi düşünceleri getirdiğini izleyen biri için davranışların bir otomatik tepkiden ziyade,  ‘bilinçli bir yanıt’ olarak sergilendiğini söyleyebiliriz. Mindfulness çocukların davranışlarını farkına varmaları, hissettikleri duyguları keşfetmeleri için eşsiz bir fırsat sunar. Duygulanımın yoğun olduğu zamanlarda üzüntüyü, öfkeyi ya da coşkuyu bir keşif nesnesi olarak tanımak; çocukların kendi dünyalarının hazinelerine açılan kapılar inşa etmeleri demektir. Duygu farkındalığı duygusal zekanın temel bileşenlerinden biridir. Hem kendi ihtiyaçlarımızı, hem de başkalarının ihtiyaçlarını bu yolla anlayabilmek kolaylaşır.

Mindfulness egzersizleri kişiye kendine dönüp bakma fırsatı sunar. Sabır, nezaket ve hatta şefkatle. Öz şefkat kendine dönük ılımlı ve yapıcı bir dil geliştirmeye yardımcı olur. Hayattaki tehlikelere karşı her birimize öğütlenen ders çıkarmak ve asla tekrar etmemektir değil mi? Peki bu deneyimin yol açtığı üzüntü, zorlanma hissi bunlarla ne yapacağımızı söyleyen oldu mu? Mindfulness, çocuklar için kendine dost olma konusunda destek veren, yargılamayan bir tutum sunar.

Mindful bir çocuk duygularını tanır. Bu duygunun bedeninde nelere yol açtığını gözlemleyebilir. Duygusal bu değişikliğin bir süre sonra yerini sakinliğe bıraktığını da fark eder. Düşüncelerini de izler. Ancak bir düşünce girdabında kaybolmak yerine, onların zamanı gelince gitmesine izin verir. Bu beceriler sakinleşme, stresi yönetme, zorluklarla baş etme konusunda çocuğa güçlü bir kaynak yaratır. Mindfulness pratikleri çocuğa bir tek nefesin bile mucizevi bir deneyim olabileceğini, bir kuş sesinin güzelliğini, bir üzüm tanesinin doyumsuz tadını, sahip olduklarının ne kadar değerli olduğunu öğretir. Bazen hüzün de kapıyı çalar. Mindfulness ile hüzünle arkadaş olmayı öğrenir çocuk, bir zaman sonra nice mutlulukların da geleceğini bilerek.

Farkındalık yalnızca anı deneyimlemek değildir. Pratikler yoluyla bilişsel ve sosyal beceriler desteklenir. Özellikle günümüzde dış dünyanın sunduklarının yoğun bombardımanı altındayken çocuklarımıza kendi iç dünyalarında olup bitenleri fark etme fırsatı vermek sizce de en güzel hediye olmaz mı?

Farkındalık, sağlık ve mutluluk dileklerimle…

Uzm. Psk. Özge Esra Kaboğlu