Hayatı ve anlam arayışını tanımlamak için tüm kültürlerde “yolculuk” metaforu kullanılır. Meditasyon yaparken, gerçekten ”bu anda yaşamanın yolunda olunduğu” kabul edilmektedir. Bu; olmanın bir yolu, bir yaşam yolu, bir dinleme yoludur. Bunun anlamı kısmen “kabul” demektir. Sıklıkla çok kritik zamanlarda gerçekten nereye gidildiği ya da bu yolun hatları ile ilgili hiçbir fikrin olmadığıdır. Sadece şu an nerede olunduğuyla ilgili bilgi sahibi olunmasıdır.*

(Kabat-Zinn, 2001:48)

Meditasyon bir yapmama egzersizidir. Olayları oldukları gibi fark etmek amaçlanır. Bu, üzerine hiçbir şey koymadan bütün her şeyiyle şimdiki zamanda ve burada olmak, bir sonraki ana yansıtacağı saflığı ve tazeliği yakalamaktır. Sonrasında ise neyin ne olduğunu bilmek, olabildiğince net görmek ve bilinenden daha fazlasını bilmemek hakkında bilinçli olmak, hareket etmek, tutum belirlemek ve denemektir.  Bu, çabasız ve pürüzsüz bir şekilde akmaya devam eden bir nehir gibi görülebilir.

Mindfulness uygulamalarında kullanılan meditasyon çoğunlukla meditasyonla ilgili olan algının aksine bir derin düşünme veya problemli durumları çözümleme egzersizi ya da zihni düşüncelerden arındırma süreci değildir.

Meditasyon, düşüncenin üzerine düşünerek onu değiştirmeyi amaçlamaz. Aksine meditasyon süresince düşünceler izlenir. Meditasyon onlara farklı yollarla bakma, onları görüntüleme sürecidir.

Farkındalık, düşünce anlamında kullanılsa bile ikisi aynı şey değildir. Farkındalık düşüncenin değeri ve gücünden fazlasını ifade eder. Farkındalık, düşünceleri bir gerçeklikmiş gibi kabul etmesinin ötesinde, daha çok bir kap görevi üstelenen ve onları tutmaya yarayan ve düşünceleri sadece ‘düşünce’ olarak görmemize ve bilmemize yardımcı olandır.

Mindfulness meditasyonu bir Budist anlayışı olan olan Vipassana’ya dayanır. Vipassana, olguları oldukları gibi görme ve şuanda gerçekleşen olayların bilinçli olarak farkında olma halidir.   Kelime olarak “olduğu gibi görme” anlamına gelen Vipassana’da; deneyim, bedensel algılar, duygular ve düşünceler üzerine odaklanılır. Kişisel dönüşüm olarak tanımlanan, kendini gözlemleme yoluyla çalışan bir metodtur.

Vipassana meditasyonu ilk olarak Hindistan’da hapishane sisteminde kullanılmıştır. Hapishanedeki kişilerle alkol ve madde bağımlılığında umut verici bir müdahale yöntemi olarak görülmüştür. Yapılan çalışmaların hapishanedeki nüfusta olumlu sonuçlarının yanında, dışarıda yapılan Vipassana meditasyonu pratiklerinin stresi azaltmada etkili bir yol olduğu gözlemlenmiştir.

Vipassana tekniğinin ana odağı, duygu durumlarını algılayarak iyi dilek, sevgi ve şefkat gibi duygularla bağlantılı düşünceleri ortaya çıkarmayı sağlamak ve bireyin farkındalık düzeyini her türlü bilişsel deneyime açık ve hazır hale getirmektir. Bu farkındalığı sağlamadaki ana amaç, duygusal olarak istikrarlı olmak ve iyi oluş halini arttırmaktır.

Sonuç olarak bilinçli farkındalık/mindfulness meditasyonu gerçek hayattan uzak özel bir beceri gerektiren bir uygulama değildir. Günlük hayatta çoğunlukla kendimizle veya yaşamla ilgili yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunda bunları ya görmeme ya da fazlasıyla iç içe geçme ve dolayısıyla bu problemli durumdan kurtulmayı, onsuz olmayı arzu etme hali yaşarız. Özellikle de problem çözme modunda yaşamaya alışkın olan bizler meditasyon süresince bir nevi problem çözme modunun esaretinden kurtulmuş yani özgür oluruz. Meditasyon süresince herhangi bir problemi çözümlemek gibi bir hedefimiz yoktur. Her ne kadar zihnimiz meditasyon süresince yaşadığımız bedensel veya ruhsal durumun kaynağını ve akıbetini araştırmaya meyilli olsa da tek yaptığımız şey onun olduğu haliyle var olmasına izin vermektir.

Bu yolla meditasyon süresince beliren duygu, düşünce ve bedensel duyumları:

  • Yargılamadan (nereden geldiğini, ne anlam ifade ettiğini, neye sebep olacağını düşünmeden)
  • Kabullenici bir biçimde (yok saymadan, değiştirmeye çalışmadan)
  • Şefkatle (acının varlığında, zorlayıcı bir duygu ya da durum deneyimlediğimizde, kendimizi ve başkalarını eleştirmeden nazikçe acımadan, kendimizi zayıf veya üstün görmeden)  gözlemlemektir.

*Kabat-Zinn, Jon. (2013). Full Catastrophe Living, Revised Edition: How to cope with stress, pain and illness using mindfulness meditation. London: Piatkus.