Her gün bir yerden göçmek ne iyi
Her gün bir yere konmak ne güzel 
Bulanmadan, donmadan akmak, ne hoş! 
Dünle beraber gitti cancağızım, 
Ne kadar söz varsa düne ait 
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım…

Mevlana Celaleddin Rumi

Şimdi yeni şeyler söyleme, yeni kararlar alma, yine yeni yeniden deneme zamanı…

Hayatımızda yine bir geçiş dönemi ve  geçiş dönemleri önemlidir. Özellikle bizler bu dönemlerde yeni kararlar alıp bir önceki dönemi gözden geçiririz. Bu dönemlerin en önemlilerinden biri ise yeni yıldır. Bu yıl da kararlar alacak ve bir çoğunu ertesi gün unutacak ve bırakacağız… özellikle yaşamımızda hoşumuza gitmeyen şeyleri değiştirme, çıkarma ve geliştirmenin yollarına bakacağız. Bu gün saatler gece yarısını gösterdiğinde belki de gözlerimizi kapatıp dilek tutacağız. Niyet edeceğiz. 

Dilekler, istekler, hayaller, bunların hepsi hayata geçmek için. Peki tüm bunları gerçekleştirmenin yolu nedir?

İlk olarak gerçekten neyi dilediğimizi bilmek, yani şu soruyu sormak “Neyin Peşindesin?”

Bu niyetleri iki ye ayırabiliriz. 1. Üst hedefler yani daha genel, uzun vadeli olanlar örn: sağlıklı olmak, başarılı olmak, hayatınızın eşini veya işini bulmak. 2. Alt hedefler yani üst hedeflere giden yolda daha somut ulaşılabilir hedefler örn: üç kilo vermek, yeni sosyal ortamlara girmek veya iş başvurusunda bulunmak gibi. Araştırmalar gösteriyor ki tek başına üst istekler  veya sadece kısa vadeli ulaşılabilir istekler koymak yerine her iki tür niyetimizi de belirlemek onlara ulaşmak ve sürdürmekte çok önemlidir*

Çünkü tek başına çok genel bir hedef koymak onu ulaşılabilir olmaktan uzaklaştırabilir ya da tek başına alt hedef devamlılık için yeterli olmayabilir. Yani sadece sağlıklı olmaya niyet etmek çok genel ve ulaşılamaz olabilir. Oysa ki sağlıklı olmak için belirlenen alt hedefler aşama, aşama ilerlendikçe bireyde yapabileceğine dair motivasyonu arttırır. Yani ilk bir ayda beslenmeyle ilgili hedefler daha sonra aşamalı olarak arttırılan bir egzersiz programı bireyde hem bu niyetleri gerçekleştikçe kendine olan güveni arttırır hem de uzun vadede belirlenen yola ulaşmayı kolaylaştırır. 

Sadece tek başına kısa ve ulaşılabilir hedeflerin olması ise eğer üst bir hedef yoksa, bu hedefe ulaştığımızda süreklilik sağlamakta güçlüğe neden olabilir. Örn: hedefimiz sadece birkaç kilo vermek ise eğer sağlıklı olmak gibi bir üst hedefimiz yoksa süreklilik açısından bizi zorlayabilir. 

Niyet etmek kadar önemli olan bir diğer şey de bunun gerçekten şu anda  isteğimiz olup olmadığı, ya da sizin istekleriniz mi yoksa toplumun ya da daha önceki yıllarda kendimiz ve dünyaya dair yargılarımızdan mı geldiğini belirlemektir.  Eğer geçmiş ve geleceğin etkisi, toplumsal etkiler olmasaydı şimdi ve burada aynı şeyi istiyor olur muyduk?

 Şimdi sizleri 3 yıl önceki yılbaşı gününü hatırlamaya davet ediyorum. O gün niyet ettiğiniz ve gönülden istediğiniz şeyler gerçekleşti, bunların sizin için hala önemi var mı? Bunlar şu an istediğiniz şeylerle örtüşüyor mu?  Bu istediklerinizin bir kısmı gerçekleşmiş veya gerçekleşmemiş ya da sizin için artık hiçbir önemi olmayabilir. İstediğimiz şeylere sıkı sıkı tutunmak bizim bütünü görmemizi engelleyebilir. 

Yeni yıl kararları ile ilgili bir diğer konu ise sadece niyet etmenin ötesine geçmek, yani; eylem, eylemsizlik ya da  tutarlılık ve tutarsızlık. 1. aşama kendimize üst hedefler koymak ise 2. Aşama alt hedefler oluşturmak bunları hiyerarşik olarak adım adım ilerlenecek şekilde belirleyebiliriz. Kolaydan zora doğru gibi. 3. Adımda ise Nasıl? Sorusu vardır bu niyetinizi gerçekleştirmeniz için neler yapmanız veya nelerden vazgeçmeniz gerekli. Ve bence en önemli adım ise 4. aşama  eylemsizlik veya aldığımız kararı gerçekleştirememe durumunda bunu nasıl karşıladığımız. Çünkü bir şeyi bilmek ve yapabilmek farklıdır. Ve bilen insanın yapamaması suçluluk, başarısızlık ve umutsuzluk gibi hoşa gitmeyen durumları da beraberinde getirir. Yani hem istediğiniz ve ihtiyacınız olan şeyleri bilmek, nasıl yapılacağına dair fikrinizin olması hem de bunu bir türlü hayata geçirememek ve ertelemek…. Bu durumda kendimize karşı nazik olmak, aşırı öz eleştiriden uzak durmak ya da  bizde hoşa gitmeyen bir his yarattığı için ertelemek, görmezlikten gelmek ya da unutmak eğiliminde olduğumuz anlar fark edilebilir. Bu durumda kararlarımızı tekrar gözden geçirip kaldığımız yerden devam edebiliriz… ve şunu hep aklımızda tutmalıyız ki kaçmak ve ertelemek yerine durmak ve fark etmek daha fazla motive eder. 

Ve biz ne kadar çabalarsak çabalayalım bazen durup kendimizi hayatın kaldırma kuvvetine bırakmak da gerekir. Böylece daha az yoruluruz. Düşündüğümüzden daha dayanıklı ve esneğiz…

Bu yeni yılın yeni bir yıl olması dileğiyle…

Doç. Dr. Zümra Atalay

*Hochli, B.; Brugger, A.; Messner, C. Making New Year’s Resolutions that Stick: Exploring how Superordinate and Subordinate Goals Motivate Goal Pursuit. Appl. Psychol. Health Well Being 2019.